Kuranin Turkceye ceviri calismasi

kategorisi inviteGOD

Elçilik Görevi Veriliyor
اِقْرَأْ بِاسْمِ رَبِّكَ الَّذِي خَلَقَ
Alak, 96/1. Yaratan efendinin adına oku [elçilik yap ]!

خَلَقَ الْإِنسَانَ مِنْ عَلَقٍ
Alak, 96/2. Sülükten , insanı yaratan...

اِقْرَأْ وَرَبُّكَ الْأَكْرَمُ
اَلَّذِي عَلَّمَ بِالْقَلَمِ
Alak, 96/3, 4. Oku! Kalemle (yazılan vahiyle ) öğreten efendin en kerim olandır.

عَلَّمَ الْإِنسَانَ مَا لَمْ يَعْلَمْ
Alak, 96/5. İnsana bilmediklerini (vahiyle ) öğreten...

Kıyamet ve Hesap Vakti Anlatılıyor
إِذَا الشَّمْسُ كُوِّرَتْ
Tekvîr, 81/1. Güneş sarıldığı zaman,

وَإِذَا النُّجُومُ انْكَدَرَتْ
Tekvîr, 81/2. Yıldızlar bulanıklaştığı zaman,

وَإِذَا الْجِبَالُ سُيِّرَتْ
Tekvîr, 81/3. Dağlar yürütüldüğü zaman,

وَإِذَا الْعِشَارُ عُطِّلَتْ
Tekvîr, 81/4. Doğurmak üzere olan develer başıboş bırakıldığı zaman,

وَإِذَا الْوُحُوشُ حُشِرَتْ
Tekvîr, 81/5. Vahşi hayvanlar toplandığı zaman,

وَإِذَا الْبِحَارُ سُجِّرَتْ
Tekvîr, 81/6. Denizler tutuşturulduğu zaman,

وَإِذَا النُّفُوسُ زُوِّجَتْ
Tekvîr, 81/7. Nefisler eşleştirildiği [sınıflandırıldığı ] zaman,

وَإِذَا الْمَوْءُودَةُ سُئِلَتْ
Tekvîr, 81/8. Diri diri toprağa gömülen kıza sorulduğu zaman,

بِأَيِّ ذَنْبٍ قُتِلَتْ
Tekvîr, 81/9. Hangi günah sebebiyle öldürüldüğü…

وَإِذَا الصُّحُفُ نُشِرَتْ
Tekvîr, 81/10. (Amellerin yazılı olduğu ) sayfalar yayılıp açıldığı zaman,

وَإِذَا السَّمَاءُ كُشِطَتْ
Tekvîr, 81/11. Gök soyulduğu zaman,

وَإِذَا الْجَحِيمُ سُعِّرَتْ
Tekvîr, 81/12. Kızgın ateş alevlendirildiği zaman,

وَإِذَا الْجَنَّةُ أُزْلِفَتْ
Tekvîr, 81/13. Bahçe/cennet yaklaştırıldığı zaman,

عَلِمَتْ نَفْسٌ مَا أَحْضَرَتْ
Tekvîr, 81/14. Nefis ne hazırladığını bilecektir .

إِذَا السَّمَاءُ انْفَطَرَتْ
İnfitâr, 82/1. Gök yarıldığı zaman,

وَإِذَا الْكَوَاكِبُ انْتَثَرَتْ
İnfitâr, 82/2. Gezegenler saçıldığı zaman,

وَإِذَا الْبِحَارُ فُجِّرَتْ
İnfitâr, 82/3. Denizler fışkırtıldığı zaman,

وَإِذَا الْقُبُورُ بُعْثِرَتْ
İnfitâr, 82/4. Kabirler boşaltıldığı zaman,

عَلِمَتْ نَفْسٌ مَا قَدَّمَتْ وَأَخَّرَتْ
İnfitâr, 82/5. Nefis neyi takdim ettiğini ve neyi tehir ettiğini bilecektir.

إِذَا زُلْزِلَتِ الْأَرْضُ زِلْزَالَهَا
وَأَخْرَجَتِ الْأَرْضُ أَثْقَالَهَا
وَقَالَ الْإِنسَانُ مَا لَهَا
Zilzâl, 99/1-3. Yer sarsıntısıyla sarsıldığı, yer ağırlıklarını çıkardığı ve insan “Ona (yere) ne oluyor?” dediği zaman,

يَوْمَئِذٍ تُحَدِّثُ أَخْبَارَهَا
Zilzâl, 99/4. O gün (yer) haberlerini anlatır.

بِأَنَّ رَبَّكَ أَوْحَى لَهَا
Zilzâl, 99/5. Efendinin ona (yere) vahyetmesiyle…

يَوْمَئِذٍ يَصْدُرُ النَّاسُ أَشْتَاتًا لِيُرَوْا أَعْمَالَهُمْ
Zilzâl, 99/6. O gün insanlar amelleri kendilerine gösterilsin diye gruplar haline gelirler .

فَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ خَيْرًا يَرَهُ
Zilzâl, 99/7. Artık her kim bir zerrenin ağırlığı hayır işlerse onu görür.

وَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ شَرًّا يَرَهُ
Zilzâl, 99/8. Ve her kim bir zerrenin ağırlığı kötülük işlerse onu görür.

اَلْقَارِعَةُ
Kâria, 101/1. O felaket !

مَا الْقَارِعَةُ
Kâria, 101/2. Nedir o felaket?

وَمَا أَدْرَاكَ مَا الْقَارِعَةُ
Kâria, 101/3. O felaketin ne olduğunu bildiren [tarifi ] nedir?

يَوْمَ يَكُونُ النَّاسُ كَالْفَرَاشِ الْمَبْثُوثِ
Kâria, 101/4. O gün insanlar dağılmış [saçılıp uçuşan ] pervaneler gibi olur.

وَتَكُونُ الْجِبَالُ كَالْعِهْنِ الْمَنْفُوشِ
Kâria, 101/5. Ve dağlar yayılmış (eğirilmiş ) renkli ip gibi olur.
فَأَمَّا مَنْ ثَقُلَتْ مَوَازِينُهُ
Kâria, 101/6. Tartıları ağır gelen…

فَهُوَ فِي عِيشَةٍ رَاضِيَةٍ
Kâria, 101/7. Hoşnut bir yaşam içindedir.

وَأَمَّا مَنْ خَفَّتْ مَوَازِينُهُ
Kâria, 101/8. Tartıları hafif gelenin…

فَأُمُّهُ هَاوِيَةٌ
Kâria, 101/9. Annesi bir çukurdur .

وَمَا أَدْرَاكَ مَا هِيَهْ
Kâria, 101/10. Onun ne olduğunu bildiren [tarifi] nedir?

نَارٌ حَامِيَةٌ
Kâria, 101/11. Çok sıcak bir ateş!

Yorum yapmak içinOturum Açın yada Kayıt Olun .