Sirk konusunda nicin cok dikkatli olmaliyiz?

  1. BÖLÜM:
    ŞİRK KONUSUNDA NİÇİN DİKKATLİ OLMALIYIZ?
    Şirk, yani Allah'a eş koşma, çok dikkat edilmesi gereken meselelerden biridir. Çünkü
    şirk, insanı cehenneme sürükleyen günahların başında gelir. Allah, bu günahı
    affetmeyeceğini bildirmiştir. Gelmiş geçmiş bütün peygamberler, Allah'a şirk
    koşmamaları için insanları uyarmıştır.
    Şirk, Çok Büyük Bir Günahtır!
    Şirkin çok büyük bir günah olduğu, Kur'ân ayetlerinde şu şekilde ifade edilmiştir:
    "Her kim Allah'a şirk koşarsa, doğru yoldan ayrılmış olur." (Kur'ân, Nisa suresi, 116.
    ayet), "Her kim Allah'a şirk koşarsa, çok büyük bir günah işlemiş olur." (Kur'ân, Nisa
    suresi, 48. ayet). Allah, şirk koşmayı, "gökten düşüp, kuşlarca kapışılmaya" ve
    "rüzgarın önünde sürüklenmeye" benzetir (Kur'ân, Hac suresi, 31. ayet). Lokman
    Peygamber, şirk konusunda oğluna şu öğütte bulunmuştur: "Allah'a şirk koşma. Şirk,
    çok büyük bir zulümdür." (Kur'ân, Lokman suresi, 13. ayet).
    "Allah kendisine şirk koşulmasını affetmez.
    Dilediği kimsenin bunun haricinde kalan günahlarını ise
    affedebilir."
    (Kur'ân, Nisa suresi, 48. ve 116. ayetler)
    Şirk, Affedilmeyecek Olan Tek Günahtır!
    Kur'ân'da, şirk suçunun affedilmeyeceği açıkça ifade edilmiştir: "Allah, kendisine şirk
    koşulmasını affetmez. Bunun haricinde kalan günahları ise isterse affeder." (Kur'ân,
    Nisa suresi, 48. ve 116. ayetler).
    Şirk, İnsanı Cehenneme Sürükler!
    Allah, Muhammed Peygamber'e şöyle vahyetmiştir: "Allah ile birlikte başka bir ilah
    edinme! (Aksi halde) kınanmış ve kovulmuş olarak cehenneme atılırsın." (Kur'ân, İsra
    suresi, 39. ayet), "Allah ile birlikte başka bir ilaha dua etme! (Aksi halde) azap
    verilenlerden olursun." (Kur'ân, Şuara suresi, 213. ayet).
    Kıyamet günü Allah şöyle emredecektir: "O kimse ki; Allah ile birlikte başka bir ilah
    edinmişti. Onu, o çok şiddetli azabın içine atın!" (Kur'ân, Kaf suresi, 26. ayet).
    Kur'ân'da, Tevbe suresinin 17. ayetinde, şirk koşanların, yani müşriklerin,
    "cehennemde kalıcı oldukları" ifade edilmektedir.
    İsa Peygamber de, kavmini şu sözlerle uyarmıştır: "Ey İsrailoğulları! Benim de
    Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin! Her kim Allah'a şirk koşarsa,
    Allah ona cenneti haram eder ve onun gideceği yer cehennem olur." (Kur'ân, Maide
    suresi, 72. ayet)
    Tevhit, Bütün Peygamberlerin Ortak Çağrısıdır!
    Tevhit; Allah'a şirk koşmayıp, O'ndan başka bir ilah olmadığını kabul etme anlamına
    gelir. Bütün peygamberler, insanları tevhide davet etmişlerdir. Bu gerçek, Kur'ân'da,
    birçok ayette ifade edilmiştir: "Senden önce göndermiş olduğumuz bütün
    peygamberlere şunu vahyetmişizdir: Benden başka hiçbir ilah yoktur; o halde bana
    kulluk edin!" (Kur'ân, Enbiya suresi, 25. ayet), "(Allah) şu şekilde uyarıda
    bulunmaları için, kullarından dilediği kimseye emrinden Ruh (Cebrail) ile melekleri
    indirir: Benden başka hiçbir ilah yoktur; o halde benden sakının!" (Kur'ân, Nahl
    suresi, 2. ayet), "Sana ve senden öncekilere şöyle vahyedildi: Eğer şirk koşarsan,
    yaptıkların boşa gider ve zarara uğrayanlardan olursun." (Kur'ân, Zumer suresi, 65.
    ayet).
    Günümüz Tevrat ve İncil metinlerinde de tevhit çağrısının izlerini görebilmek
    mümkündür. Tevrat'ta şöyle yazar: "Kulak ver, ey İsrail! Yahve Tanrımız'dır ve O
    tektir!" (Tevrat, Yasa Kitabı, 6. bölüm, 4. ayet). İncil'de ise şu olaylar anlatılır:
    "Onların tartışmalarını dinleyen ve İsa'nın onlara güzel bir cevap verdiğini gören bir
    din bilgini yaklaşıp ona, <<Tüm buyrukların en önemlisi hangisidir?>> diye sordu.
    İsa şöyle karşılık verdi: <>" (Markos İncili, 12. bölüm, 28-29. ayetler), "İsa yola çıkarken, biri koşarak yanına geldi. Önünde diz çöküp ona, <<İyi öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için ne yapmalıyım?>> diye sordu. İsa da ona, <<Bana neden iyi diyorsun? İyi olan tek biri var; O da Tanrı'dır!>> dedi." (Markos İncili, 10. bölüm, 17-18. ayetler).
    Tevhit, "Sırat-ı Mustakim"dir; yani dosdoğru yoldur!
    Kuran'da İsa Peygamber'in kavmine şöyle seslendiği haber verilmektedir: "Allah,
    benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir; o halde, O'na kulluk edin! İşte bu, dosdoğru
    yoldur (sırat-ı mustakimdir)." (Kur'ân, Ali İmran suresi, 51. ayet; Meryem suresi, 36.
    ayet ve Zuhruf suresi, 64. ayet). Allah, Muhammed Peygamber'den şöyle demesini
    istemektedir: "De ki: Rabbim beni dosdoğru yola (sırat-ı mustakime), hak olan bir
    dine, Hakk'a yönelen İbrahim'in inancına iletti; o şirk koşanlardan değildi!" (Kur'ân,
    En'am suresi, 161. ayet). Allah kıyamet gününde şöyle seslenecektir: "Bana kulluk
    edin, işte bu dosdoğru yoldur (sırat-ı mustakimdir), diye (size bildirmemiş miydim?)"
    (Kur'ân, Yasin suresi, 61. ayet).
    Dosdoğru bir yol olan tevhit yolu, Allah yoludur; peygamberlerin yürüdükleri ve
    Kur'ân'ın da bize göstermiş olduğu yoldur!
    "(Rabbimiz!) Bizleri dosdoğru yola ilet!"
    (Kur'ân, Fatiha suresi, 6. ayet)
Yorum yapmak içinOturum Açın yada Kayıt Olun .